Yetmiş Beş Yaşında Olmanın Yazmaya Faydaları

İster sadece ev sakinleri için yazan odasına kapanmış bir yazar olun, isterse Nobel ödülü alarak yazı alanındaki başarısını tüm dünyaya kanıtlamış bir yazar, yazı hayatınızın bir aşamasında yazamamayla karşı karşıya kalacaksınız. Bir gün yazının başına oturduğunuzda aklınız boşlukta yüzüyormuş gibi gelecek, ne yazacağınızı bilemeyeceksiniz. Bir konuda yazmaya karar verseniz bile, bu kez doğru kelimeleri bulamayacak, cümleleri bir türlü toparlayamayacaksınız. Sonunda, dünya üzerinde yazabilecek son insan sizmişsiniz hissine kapılarak yazının başından kalkmak isteyeceksiniz.

Continue reading “Yetmiş Beş Yaşında Olmanın Yazmaya Faydaları”

Güldünya’ya mektup

Sevgili Güldünya,

Sen daha önce hiç mektup aldın mı? O kısa hayatına kaç mektup sığdırdın? Senin hayatın mektuplara sığar mı, Güldünya?

Dünyada şiddete maruz kalan tüm kadınlar, aslında aynı ülkede yaşar. Bu ülkenin sokaklarında, yara izlerini örtmek için makyaj yapmış kadınlar dolaşır. Sokakta karşılaşan her kadın, kendinden bilir o boyanın altında ne olduğunu. Bu maskeye sadece bu ülkenin çorak topraklarında yetişen erkekler kanar. Bu erkekler yaralar açar, yaraları kapatmak için yapılan makyaja tapar. Erkeklerin arasında, bir kadının yaraları tekrar tekrar böyle kanar.

Continue reading “Güldünya’ya mektup”

Blog at WordPress.com.

Up ↑